الصفحات

تنويه

المقالات المنشورة تعبر عن رأي كاتبيها ولا تعبر بالضرورة عن رأي الرابطة والمشرفين عليها.

Translate

2016-04-22

ŞAM MUHACİRLERİ TÜRK ENSARLARIN MİSAFİRLİĞİNDE - Mustafa Mufti

Suriye’de acılarla dolu bir hikayemiz var. Zalim hükmün altında nice mevsimler geçirdik. Şam’ımızın evlatlarına karşı zillet ve her türlü cinayetleri işlediler. Ne evin mahremiyetine, nede mescidin nede okulun hiçbir mahremiyete önem vermediler, saygı duymadılar. Nefeslerini kesen, ağızlarını kapatan câni rejimin mazlum halka karşı zulmü ve cinayetleri iyice arttığında, suskunluk duvarını yıkıp devrimi başlatıp özgürlüğün iplerini çözdüler. Ancak onlar bunun karşılığında onur ve  özgürlük adına minimum hakları isteyen halka karşı en büyük öfkelerini kustular. Rejim sistematik bir intikam yöntemiyle devrime destek veren bütün şehir ve köylere saldırdı. Evleri sahiplerinin başlarına yıktı, mahsulleri yaktı. Ve tam o zamanda Suriyelilerin trajedisi başladı. Zalim rejimden kaçıp hicret edip bir yerlere sığınma mecburiyetine düştü. 


Muhacirler birçok devlete sığındı Türkiye ise muhacirler konusunda en büyük paya sahip oldu. Türkiye’nin farklı bölgelerinde bulunan Suriyeli mülteciler hemen hemen sayıları 3 milyona ulaştı. Ancak büyük oranı İstanbul ve sınır bölgelerinde ikamet etti. Dolayısıyla Suriyeli mültecilere yardım eli uzatanlara teşekkür etmek boynumuzun borcudur. Habibimiz ve Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) şöyle diyor: “İnsanlara şükretmeyen Allah’a şükretmez”. Teşekkürümüzü en çok hak eden ve mültecisi olduğum Türkiye’ye teşekkür ederim. Buraya geldiğim andan itibaren mültecilerin haberlerini hep buradan ve yakından takip ettim. Türkler Suriyeli kardeşlerini muazzam bir misafirperverlikle karşıladılar. Liderleri Recep Tayyip Erdoğan onları Ensar bizleri ise Muhacirler olarak vasıflandırdı. Ve gerçekten mültecilerin bu ülkedeki durumu dünyanın birçok sığınma ülkelerine benzemedi. Buradaki durumları kelimenin tam anlamıyla ayrıcalıklıydı. Sayın Erdoğan ve Başbakan Sayın Davutoğlu Suriyelileri teselli eden hiçbir fırsattan uzak durmadılar. Onların bu duruş ve tavırları vatanlarını terk etmek zorunda kalan muhacirlerin acılarını hafifletti. Sayın Erdoğan’ın Suriyelilerin kamplarına ve bulundukları yerlere ziyaretlerini ve onların sorunlarını dinleyişini, dul kadınlarını teselli edişini, yetim çocukların başlarını okşayışını hiç unutmam. Onun bu tavırları acıklı kardeşlerimizin hep acılarını hafifletti, umut verdi. Sayın Ahmet Davutoğlu’nun yiğit tavır ve duruşları da asla hafızamdan silinmez. Her zaman Suriyelilere ve Suriyelilerin davasına sahip çıktı. Suriyeli camianın evlatlarına karşı sevgi ve takdir dolu konuşmalarını özetleyen şu cümlesini hiç

ليست هناك تعليقات:

إرسال تعليق